Ana Sayfa Güncel 4 Eylül 2016 63 Görüntüleme

Sonsuzluk Teorisi

Karşımızdaki film, matematik üzerine. Ana kahramanı da gerçek bir kişilik olan bir Hintli genç adam. 1910’lu senelerin başlarında, Hindistan’ın fakir Madras yöresinde yaşayan Srinivasa Ramanujan tam bir matematik dehası. Sayılar onun için birer oyuncak. Matematik kaidelerini yenilemek şöyle dursun, tertemiz kaideler ve bu bilimi altüst edecek faraziyeler kafasının içinde dolanıp duruyor.

O senelerin Hindistan’ın da egemen olan İngilizler, bu konuda hiç eğitimi ve diploması olmayan gence alaka göstermiyorlar. Ancak onu himayesine alıp iş veren bir yurttaşı, İngiltere’yle temasını sağlıyor. Orada, Cambridge Üniversitesi’ndeki tanınmış kişi hocalara mektup yazılıyor. Ve onlardan birinin, profesör G. H. Hardy’nin özel alakası sayesinde, daha 20’li yaşlarındaki RamanujanLondra’ya kapağı atıyor.Çok sevdiği genç karısını ve annesini gözyaşları içinde arkada bırakmayı göze alarak…

Ve o görkemli bilim yuvasında, onun bilgisini ve dehasını ispat etme macerası başlıyor.

Film konusuna ağırbaşlılıkla yaklaşıyor. Belki İngiliz yapımı olmanın getirdiği bir özellik… Yoksa Amerikalılar bu tür filmlere büyük kitleler için daha çekici şeyler katmayı beceriyorlar.  Yalnızca Akıl Oyunları’nı anımsayın, yeter!…

Böylelikle film aşk ve aile konularını çok hafif biçimde mübalağa ederken, ilmi serüveni aslına sadık biçimde anlatıyor. Gerçi tempo biraz yavaş. Fakat olaylar ve kişiler öylesine alaka çekici ki, kendinizi bir sefer kaptırırsanız, alakayla izlemeye başlıyorsunuz.

Zira hudutları belirsiz bir dehayı ispat etmek kolay iş değil.  Hele o dönemin donup kalmış ırkçılığı ve sınıfsallığı içinde… Hem de Cambridge gibi bir bilim mabedinde dahi, bu fark kültürden gelen değişik renkteki genç adamı kabul etmeyenler, hem de saldıranlar çıkıyor. Hardy’nin yanıbaşında yer alan sayılı hocalarsa ünlü feylesof Bertrand Russell ve bir tür ‘yer cücesi’ olan profesör Littlewood…

Profesör Hardy’yle ilişkiler ayrı bir  konu. Hardy’nin onulmaz ateizmine rağmen, Ramanujan tam bir inanç adamı. Bilimi bile Yaradan’nın buyruğunda, onun varlığını bir ispat etme alanı görecek kadar!.. Ayrı olarak Hardy onun sanki ilahi bir esinle gelen ve ilk ağızda bilimsel olarak ispat edemeyen buluşlarını biraz da kuşkuyla karşılıyor.  Ve aralarındaki baba-erkek çocuk ilişkisi sarsılıyor.

Fakat vakit onlar için çalışacaktır. Genç Hintli dehasını kabul ettirecek ve Royal Trinity College’e kabul edilecektir. Isaac Newton’la mukayese eden becerisi ve buluşları ise, sonraları Kara Delikler tecrübe et varoluş gizemini çözmeye yarayacaktır.


antalya escort bayan


bursa escortbayan


escort istanbul


gaziantep escort

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.